Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleşen BMC temel atma töreninde konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank ile Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Karasu’ya dair çok önemli açıklamalarda bulundu. İki bakanın konuşmasından önce ilk olarak kürsüye BMC Yönetim Kurulu Üyesi Taha Yasin Öztürk geldi. BMC’nin tarihçesini anlatan Öztürk, bugün gelinen noktayı ve gerçekleştirilen ihracatlara yönelik bilgi verdi. “Karasu’da geleceğin 50 yılını inşa etmek ve Cumhurbaşkanı’mızın çizdiği vizyon ve hedefler doğrultusunda, milli ve yerli mühendislik yetenekleri ile Türkiye ve Katar başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesine hizmet verebilmek için 222 hektar alan üzerine kurulu toplam 3.000 m² kapalı alana ulaşacak olan BMC üretim ve teknoloji üssünün temellerini atıyoruz” diyen Öztürk, sözlerini şöyle tamamladı: “Bize bu cesareti ve vizyonu kazandıran Cumhurbaşkanı’mıza şükranlarımızı sunuyoruz. 2023 yılına tamamlandığında yaklaşık 10.000 kişilik istihdam sağlayacak ve ülke ekonomisine 5 milyar dolar katkı sağlayacaktır. Yıllık ihracat hedefimiz ise yaklaşık 1 milyar dolar seviyesinde olacaktır. Bugün yaklaşık 100 bin m² alanı kapsayacak olan birinci kısım temelini atmaktayız. Yoğun bir çalışma ile 2019 yılı sonunda tamamlayıp, 2020 yılı başında faaliyete geçecektir”

 

 

 

Pek çok ilke imza atılacak

 

BMC Yönetim Kurulu Üyesi Taha Yasin Öztürk’ün ardından Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank söz aldı. Varank sözlerine, “Karasu’da temeli atan bu tesiste ticari araçlardan Altay tanklarına, motordan raylı sistemlere varıncaya kadar pek çok yerli ve milli araç üretilecek. Bu ürünler dünya pazarında da yerini alarak Türkiye’nin adını duyurmaya ve ülkeye güç katmaya büyük faydalar sağlayacak. BMC olarak, yatırımları, üretimi ve istihdamı önceleyerek Türkiye’yi her zaman bir üst lige çıkartmanın peşinde olduk. Savunma sanayimizin bugün geldiği nokta bizim için gurur vericidir” diyerek başladı. Konuşmasının devamında “Tam bağımsız Türk savunma sanayiini kurmak amacı çerçevesinde amacımız, uluslararası savunma sanayi üreticilerine taşeronluk yapmak değil, yerli ve milli savunma sanayimizi bir dünya markası haline getirmektir. Artık 60’ın üzerinde yerlilik oranına sahip T700 turboshaft motorları ülkemizde üretilip ihraç edilebilecek. İlk milli helikopter motorumuz TS1400’ün testleri Eskişehir’de gerçekleşti. 100 yıllık uçak üreticisi Ukrayna, insansız hava aracı (İHA) alımında Türkiye’yi tercih ediyor. Sınıfının en iyisi İHA ve SİHA (silahlı hava aracı) üreten Türk firmalarımız var” ifadelerine yer verdi. Varank, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Bugün temelini attığımız BMC’nin bu entegre tesisi, ülkemizde pek çok ilklerin hayata geçmesinde bir rol oynayacak. Bu nedenle burayı da Karasu münferit üretim yeri olarak ilan ettik. Karasu üssü tamamlandığında yaklaşık 10.000 vatandaşımıza iş imkanı doğmuş olacak”

 

 

Yerlilik ve millilik parolası

 

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın konuşmasının tamamlamasının ardından kürsüye Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar geldi. Karasu’da atılan temel ile birlikte Sakarya’nın savunma sanayindeki rolünün giderek artacağını ifade ederek sözlerine başlayan Akar, “Mehmetçik, sınır içi ve sınır ötesi operasyonlarda mübarek kanlarını dökerken, savunma sanayii çalışanları da fabrikalarda ter döküp, ürettikleri eserlerle Mehmetçik’i desteklemiştir. Başarının olmazsa olmaz şartlarından biri de güçlü savunma sanayiidir. Yerlilik ve millilik, ülkemiz için bir tercih değil; bekamızı ilgilendiren olmazsa olmaz bir zorunluluk haline gelmiştir” dedi. Sözlerine, “Türkiye, bu coğrafyada kendi harp silahlarıyla güçlü ve başarılı olmaya mecburdur. Türkiye, bu coğrafyanın kaderidir. En zor zamanlarda parasını ödediğimiz silahları bize vermediler. Artık kendi göbeğimizi kendimiz kesecek şekilde önlem alacağız” ifadeleriyle devam eden Akar, konuşmasını şöyle tamamladı: “Temeli atılan Karasu tesisinde, modern harp silah ve araçlarında, yabancı firmalara bağlı olmadan yerli üretim gerçekleştirilebilecek. Yerlilik ve millilik parolasıyla çıktığımız bu yolda, milli savunma stratejilerini ve teknolojileri geliştirmek için yoğun bir çalıştırma sürdürmekteyiz. 2002 yılında 20’lerde olan yerlilik ve millilik oranı, bugün 68’lere ulaşması yapılan çalışmaların başarılı olduğunun en açık göstergesidir. Savunma sanayi sektöründe özel sektörün payı da hızla artmaktadır. TSK’nın ihtiyaçlarının karşılanması için yeni üretim imkanlarının oluşturulması, ülke kaynaklarının verimli şekilde kullanımının arttırılması şarttır. Bu, Türkiye’nin ulusal arenada rekabet gücünü de arttıracaktır. Bu doğrultuda belirli alanlarda özel sektörlerle çalışmak, milli bir gerekliliktir”